Deniz Berktay ile Kuzeyden notlar: Sloganlar ve menfaatler

Mesele şu ki Ukrayna topraklarının önemli bölümü, tarihte uzunca süre Polonya yönetimi altında kalmıştı ve Polonya milliyetçileri hâlâ Ukrayna’nın batı bölgelerinin kendi tarihsel toprakları olduğunu savunuyor. Rusya yönetimi de Polonya’nın Ukrayna’ya yardım altında Ukrayna’yı yutmaya çalıştığını ileri sürüyor ve Ukraynalılara “Bizle birlik olmazsanız, Polonyalılar sizi yutar” diyor. Bu nedenle Ukrayna’da bazı uzmanlar, bu şartlarda bu şekilde konuşmanın Rusya’ya epey propaganda malzemesi verebileceği görüşünde.

Resmi tarihte ikilik

İki halkın kardeşliğine gelince… Polonyalılar da Ukraynalılar (ve Ruslar) gibi Slav kökenli. Ukraynaca, Rusçadan ziyade, Polonyacaya (Lehçe) yakın. Fakat Polonya’nın Ukrayna topraklarını yönettiği dönemlerde Ukraynalılar hem etnik hem dini hem de sınıfsal baskı altındaydı. (Ezenler Polonyalı, Katolik toprak ağaları; ezilenlerse Ukraynalı, Ortodoks ve yoksul köylülerdi). Bu nedenle Polonyalılara karşı çok sayıda isyan patlak vermişti (Gogol’ün sinemaya da uyarlanan “Taras Bulba” adlı eseri, bu dönemleri anlatır). 1600’lerin ortalarındaysa Ukrayna toprakları, yavaş yavaş Rusya’nın himayesine girdi ve Sovyetler Birliği’nin dağıldığı 1991 yılına kadar bir şekilde Rusya’nın yönetiminde kaldı. Yani Ukrayna tarihi, bu iki gücün arasında kalan ülkenin ve insanların tarihidir (Buna bir de güneydeki Osmanlı ve Tatarları eklersek üç gücün arasında kalmışlık söz konusu).

Ukrayna’nın bağımsızlık sonrasındaki resmi tarih kitaplarında, iktidarda Rus yanlısı veya Batı yanlısı hükümetlerin bulunmasına bağlı olarak ya Rusya’yla olan çatışmalar geçiştirilip Polonya’yla olan çatışmalar ön plana çıkarılıyordu. Ya da bu kitaplarda şimdi olduğu gibi Rusya’yla çatışmalar ön plana çıkarılıp Polonya’yla yapılan savaşlar geri plana atılıyor hatta Polonya dönemi yüceltiliyordu.

Resmi tarih denen şeyin güncel siyasete göre nasıl şekillendiğini de burada görüyoruz.

Çıkar odaklı destekler

Gelgelelim iki ülke arasında sınırların kalkmasından bahsedilmesinin üzerinden iki hafta bile geçmemişken Polonya, Ukrayna’dan tahıl ve diğer tarım ürünleri ithalini –geçici olarak– durdurduğunu açıkladı. Buna, Slovakya, Bulgaristan ve Macaristan da katıldı. Gerekçe, yerli üreticileri korumak. Böylelikle Polonya da dahil olmak üzere Batı’daki ülkelerin Ukrayna’ya desteğinin her şeyden önce çıkara dayandığı görüldü. Geçenlerde konuştuğum, Batı yanlısı bir Ukraynalı akademisyen ahbabım da “Ben şu anda maaşımı, Batı’nın verdiği borçlarla alıyorum” demişti.

Yani, Rusya’ya karşı korunabilmek meselenin bir boyutuysa bir diğer boyutu, kendi ayakları üzerinde durabilmek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir